Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM’de gerçekleştirilen partisinin haftalık grup toplantısında önemli değerlendirmelerde bulundu. Bahçeli, Türkiye’nin stratejik önemine ve dış politika anlayışına dikkat çekerek, barış sürecinin önemini vurguladı.
Bahçeli’nin konuşmasında öne çıkan noktalar şöyle oldu: “Değerli arkadaşlarım, Türkiye, Balkanlar, Kafkasya, Karadeniz, Doğu Akdeniz, Orta Doğu, Türk dünyası, Afrika ve Avrupa’nın kesişim noktasında yer alan bir merkez ülkedir. Birçok kriz alanını aynı anda okuyabilen ve farklı coğrafyalarda varlık gösterebilen az sayıdaki devletten biridir. Türkiye, kendi hikayesini sadece politik söylemlerle değil, üretim, diplomasi, savunma kabiliyeti, enerji hamleleri ve toplumsal dayanışma ile yazmaktadır. Türk ve Türkiye Yüzyılı’nın anlayışı, 2053’ün vizyonu ve 2071’in hedefleri, ancak bu bakış açısıyla gerçek anlam kazanır.”
Türkiye’nin dış politikasıyla ilgili de önemli tespitlerde bulunan Bahçeli, “Türkiye, barış ve istikrarı önceleyen bir anlayışa sahiptir. İç cephesi zayıf olan bir ülkenin dış politikada manevra kabiliyeti de sınırlıdır. Barış dili, güçlü bir devlet kapasitesi ile birlikte düşünülmelidir. Türkiye’nin barışa olan duruşu, Doğu Akdeniz, Ege ve Kıbrıs’taki gelişmelere sessiz kalacağı anlamına gelmez.” ifadelerini kullandı.
Bahçeli, “Kimse MHP’nin adını terörle yan yana getiremez” diyerek partinin terörle mücadelesinin kararlılıkla süreceğini vurguladı. MHP’nin, Türk milliyetçiliğinin siyasi temsilcisi olduğunu belirten Bahçeli, “MHP, Türkiye’nin geleceğini, geçmişte yaşanan tartışmalarla değil, Türk ve Türkiye yüzyılı anlayışıyla değerlendiriyor. Tüm etnik ve inanç gruplarının bir arada yaşayabileceği bir Türkiye için mücadele ediyoruz. Terörün olmadığı bir Türkiye, komşular arasında güvenin, ailelerin çocuklarını korkusuzca okula göndermesidir.” şeklinde konuştu.
Ayrıca, TBMM’de oluşturulan komisyonun sürecinin yasal adımlara geçmesi gerektiğini de belirten Bahçeli, “Komisyon, tarihi bir görev üstlenmiştir. Siyasi ve hukuki düzenlemeler için gereken adımlar atılmalıdır. Bu tarihi yükümlülüğe göz ardı edilmemeli, toplumu kutuplaştırmak yerine kardeşlik ruhuyla hareket edilmelidir.” dedi.
Bahçeli, Abdullah Öcalan’ın statü meselesinin de konuşulması gerektiğini belirterek, “Bu mesele yokmuş gibi yaparak süreci yönetmek mümkün değildir.” ifadelerini kullandı.