Prof. Dr. Şenol Babuşçu, Şimşek’in Londra Sunumunu Eleştirdi: Türkiye’nin Gerçekleri ile Sunum Arasındaki Uçurum

Prof. Dr. Şenol Babuşçu, Şimşek’in Londra Sunumunu Eleştirdi: Türkiye'nin Gerçekleri ile Sunum Arasındaki Uçurum

25 Mayıs 2026 tarihinde sosyal medya üzerinden bir açıklama yapan Prof. Dr. Şenol Babuşçu, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in Londra’daki yabancı yatırımcılara yönelik gerçekleştirdiği sunumu değerlendirdi. Babuşçu, sunumda paylaşan veriler ile Türkiye’nin güncel ekonomik durumu arasındaki çelişkilere dikkat çekti.

Londra’daki sunumda Türkiye’nin büyük fırsatlar sunan bir ülke olduğu, mevcut savaşların yönetilebilir seviyede kaldığı ve rezervlerin yeterli olduğu mesajlarının verildiğini belirten Babuşçu, sunumun ana temasının “Risk var ama biz kontrol altındayız” şeklinde kurgulandığını ifade etti. Ekonomi yönetiminin İran savaşı, sermaye çıkışları ve altın fiyatlarındaki düşüşe rağmen rezervlerin “hala yeterli” olduğunu vurgulamasının, bu konunun hassasiyetini gösterdiğini dile getirdi.

Babuşçu, sunumdaki olumlu enflasyon ve cari açık tahminlerini eleştirdi. Enflasyon verilerine dikkat çeken Babuşçu, 2026 yılı Nisan ayında enflasyonun yüzde 32,4 seviyesinde olduğunu, yıl sonu ara hedefinin yüzde 24, Merkez Bankası’nın (TCMB) tahmininin ise yüzde 26 olduğunu hatırlatarak, hedef ile gerçek arasındaki ciddi farkın altını çizdi.

Cari açık tahminleri hakkında da bilgi veren Babuşçu, sunumda “yönetilebilir” ifadesinin kullanıldığını ancak savaşın etkileriyle 2026 yılı cari açık tahmininin yüzde 1,3’ten yüzde 3,0’a yükseldiğini belirtti. Bu durumun program hedeflerinin tutturulamadığını gösterdiğini, yalnızca ortaya çıkan bozulmanın yönetilmeye çalışıldığını vurguladı.

Kamu maliyesinin düşük bütçe açığı ve borçluluk oranlarının öne çıkarılmasını “başarıdan ziyade bir şoku taşıyabilme kapasitesi” olarak nitelendiren Babuşçu, sunumun büyük kısmının ekonomi yerine jeopolitik unsurlara odaklandığını ifade etti. Türkiye’nin enerji koridoru, lojistik üs, savunma sanayisi, yeniden inşa fırsatları ve arabuluculuk rolünün öne çıkarılarak ekonomik kırılganlıkların jeopolitik değerlerle dengelemeye çalışıldığını aktardı.

Yabancı sermayeyi çekmek amacıyla agresif bir pazarlama stratejisi izlendiğini belirten Babuşçu, sunumda yatırımcılara sunulan vergi teşviklerini şu şekilde sıraladı: Üreticiler için yüzde 12,5 kurumlar vergisi, hizmet ihracatına yönelik yüzde 100 vergi istisnası, transit ticarete sıfır vergi uygulaması ve bölgesel merkez ile non-dom (yerleşik olmayan) rejimi avantajları.

Son olarak, Prof. Dr. Şenol Babuşçu, sunumda iki farklı Türkiye tablosunun çizildiğini özetleyerek, “Sunumda gösterilen Türkiye; güçlü, dayanıklı ve fırsat üreten bir ülke. Ancak, satır aralarında görülen Türkiye; rezervini korumak zorunda kalan, enflasyon hedefini yukarı çeken ve hâlâ güven vermeye çalışan bir ülke. Sonuç olarak sunum, kırılganlıkları arka planda, fırsatları ise ön planda tutuyor. Yani veri kadar, belki de veriden daha fazla, yatırımcıya güven verme dili hakim.” şeklinde konuştu.

Ayrıca, ekonomist Timothy Ash, Şimşek’in Londra’daki BBVA Türkiye konferansında sunum yaptığı esnada CHP’ye dair bir mutlak butlan haberinin ajanslara düştüğünü ve salondaki birçok kişinin ofislerine geri dönmeye başladığını aktardı.

Author: Murat Çelik